Cleveland Cavaliers’ LeBron James (23) hits the game-winning shot as Toronto Raptors’ OG Anunoby (3) and CJ Miles (0) watch during the second half of Game 3 of an NBA basketball second-round playoff series, Saturday, May 5, 2018, in Cleveland. The Cavaliers defeated the Raptors 105-103. (AP Photo/Tony Dejak)

 

Artık Toronto şehrinin adının bu olduğu söyleniyor ki Cleveland – Toronto serisini izleyen herkes eminim ki hemfikirdir bu konuda 🙂 İşin şakası bir yana Toronto için kabus gibi geçen bir seri oldu. Öyle ki seri başlamadan önce Toronto favori gösteriliyordu. Cleveland, Indiana karşısında ecel terleri dökmüştü ve o turu Cavs geçmemişti, baya baya LeBron James geçmişti. 7.maçta o kadar yorgundu ki kendisi bile basın toplantısında bunu söyledi. Bütün göstergeler Toronto Raptors’tan yanaydı ama ne olduysa seriyi 4-0 ile geçen Cavaliers oldu . Peki gerçekten noldu?
 

CLEVELAND CAVALIERS


 

Az kalsın ilk turda giden Cavs’in performansı ile LeBron James’in performansını ayırmak lazım. Cleveland takım olarak oynayamayan bir yapıda sadece LeBron’un eline bakıyorlardı. Topu ona verip, “Kral, birşeyler yap” diyerek sahada dolanıyorlardı. Seride 41.7 dakika ortalama ile oynayan LeBron James ise Indiana Pacers’ın o sert savunmasına ve Victor Oladipo’nun performansına rağmen pes etmedi, yorulmadı, direndi ve seriyi kazandı. NBA’de bir inanış, deyiş vardır, “Tek başına bir oyuncu, tüm takımı sırtlayarak playoff’ta başarılı olamaz. Bunun geçmişte çok örneğini gördük. Yanında gerekli desteği görmeyen (özellikle Pippensız) Michael Jordan’ın halini, Allen Iverson’ın sadece 1 kere final serisi oynadığını, Tracy McGrady’nin bütün çabalarına rağmen ilk turu geçememesi vs vs. Bu oyuncuların hepsi takımını taşımaya çalıştı tek başına ama olmadı. Hep bir yerde tıkandılar. Seri başlamadan önce LeBron James içinde herşey böyle görünüyordu. Fakat Cavaliers takımı bu sefer biz de biraz işin ucundan tutalım dediler ve ilk beşin hepsi çift haneli sayı ortalamaları tutturdu. Özellikle Kevin Love, Pacers serisinde %33’lük saha içi isabet oranı ve 11.4 sayı ortalamalası ile oynarken Raptors’a karşı %47.5 saha içi isabet oranı ile 20.5 sayı ortalamalası ile oynadı ve en büyük destek verenlerden biri oldu. Kyle Korver seride %56 ile üçlük attı ve J.R Smith sırasıyla %32 saha içi isabet oranı ve %31 olan üçlük isabeti ile oynarken Pacers’a karşı, Toronto’ya karşı sırasıyla %63 saha içi isabet oranı ve %77 üçlük isabeti ile oynadı (ayrıca son maçta 6’da 6 yaptı). 
 

LEBRON “KING” JAMES

Nov 1, 2017; Cleveland, OH, USA; Cleveland Cavaliers forward LeBron James (23) reacts after a basket in the fourth quarter against the Indiana Pacers at Quicken Loans Arena. Mandatory Credit: David Richard-USA TODAY Sports
 

Tabii ki burada değişmeyen tek şey ise LeBron James’in efsanevi performansı oldu. Bu seride 41.8 dakika sahada kalarak, 34.0 sayı 11.3 asist ve 8.3 ribaund ortalamları tutturmasının yanı sıra, serinin 1. ve 3. maçlarında son saniye basketi atarak Toronto’yu bitirdi. Aslında bu kadar mükemmel istatistiklerin dışında, Lebron James ayrı bir şey daha gösterdi bize. Kendisinin ne kadar büyük oyunun olduğunu.
 

Büyük oyuncuları diğer oyunculardan ayıran en büyük fark, onları ne kadar zorlasanız da, kıstırdığınızı zannetseniz de, bu tip oyuncular her zaman kendilerini geliştirerek bir şekilde bu zor anlardan çıkmayı başaracaklardır. LeBron bu seride öyle bir fadeaway şutları attı ki, normal sezonun en iyi beşinci savunması olan Toronto Raptors değil, kim ve ne gelirse gelsin yine de o şutları engelleyemezdi. Öyle ki serinin 4.maçından önce, seri boyunca attığı attığı tüm fadeaway şutları, neredeyse attığı turnikeler kadar ve ayrıca Raptors’ın normal şut yüzdesinden daha yüksek yüzdeli.  Bu inanılmaz bir şey. Lebron James için bile inanılmaz bir şey çünkü bütün dünya ilk defa kendisinin bu kadar iyi bir fadeaway şut atabildiğini gördü. İşte bu yüzden LeBron James, Michael Jordan’ı tüm zamanların en iyi basketbolcusu tartışmasında, majestelerinin tahtını zorluyor.
 

TORONTO RAPTORS

NEW ORLEANS, LA – NOVEMBER 15: Kyle Lowry #7 of the Toronto Raptors and DeMar DeRozan #10 react during the first half of a game against the New Orleans Pelicans at the Smoothie King Center on November 15, 2017 in New Orleans, Louisiana. NOTE TO USER: User expressly acknowledges and agrees that, by downloading and or using this Photograph, user is consenting to the terms and conditions of the Getty Images License Agreement. (Photo by Jonathan Bachman/Getty Images)
 

Raptors için aslında herşey 3 sezon önce başladı. 2016 Doğu Konferans Finali serisinde 2-2 beraberlik vardı. Raptors’ın hala şansı vardı ama Cavs 4-2 ile turu geçti ve sonrasında şampiyon oldu. İşte 2-2’den bu zamana kadar Toronto Raptors playoff’larda Cleveland’a karşı üstü üste 10 maç kaybetti. Bu da 3 sezon üst üste LeBron ve arkadaşlarına elenmek demek. Fakat bu sezonun diğer sezonlardan farkı, Raptors’ın 59 maç kazanarak hem kendi klüp rekorlarını kırmaları hem de Doğu Konferansını birinci bitirmeleri. Herkes aslında bu sene inanamıştı, Toronto’nun Cavs’i eleyeceğine ve bu düşünceler Cavaliers’ın, Pacers serisini izleyince daha da arttı. Fakat Raptors sanki Doğu Konferansı Birincisi değilmiş gibi süpürüldüler. Bu süpürülmeyle de tarihe geçtiler, NBA tarihinde ilk defa Doğu Konferansı birincisi takım, yarı finalde süpürüldü.
 

Dwane Casey bu sene daha çok üçlük atan ve benchi daha iyi hale getirerek, takımını çok güzel bir yere getirmişti. Normal sezonda herşey iyi gidiyordu ama playoff’ta döküldüler. Takımın yıldız oyuncusu olan Demir DeRozan tüm seri boyunca toplam 9 üçlük denedi ve kaçını baskete çevirebildi biliyor musunuz? Kocaman bir sıfır. Tüm takımın, oyun düzeninin en önemli parçası olan DeRozan yüzde 0 ile üçlük attı tüm seri boyunca, inanılır gibi değil. Normal sezonun en iyi benchine (NBA’in NetRating istatistiğine göre) sahip olan Toronto benchten de destek alamayınca ve takımın en fazla maaş alan 3.oyuncusu olan Serge Ibaka bütün seri boyunca uyuyunca, geriye sadece Kyle Lowry tek başına direnmeye çalışsa da LeBron ve Cavs’i durdurması neredeyse imkansızdı. Ayrıca LeBron James’i savunabilecek (ne kadar savunabilir ise artık) tek oyuncu Anunoby olunca bu seri de zaten maç almaları imkansız görünüyordu. Zaten serinin son maçı Toronto’nun sezonun felaket gibi bitmesine tuz biber oldu. (35 sayı fark, Lowry 5 sayı, Derozan -29 PER puanı ve oyundan atılması)
 

DWANE CASEY


 

Bu seriden önce sezonun en iyi koçu seçilmesine kesin gözüyle bakıldığı Dwane Casey için, 7 günde herşey alt üst oldu. Takımdan da gönderildi ve NBA tarihinde, yılın koçu ödülünü alıp takımdan gönderilen ilk koç olarak tarihe geçebilir. 
 

Bence Raptors yönetimi tam olarak haklı değiller bu konuda. Evet, Casey’inin hataları oldu bu seride rotasyonları ayarlayamadı, takımın oyununa gerektiği kadar müdahale edemedi, oyuncuların seride dökülmesine karşı reaksiyon gösteremedi. Bunda oyuncuların da suçu var tabii ama takımı yöneten koçun, playoff zamanlarında daha iyi kararlar vermesi ve oluşabilecek hazırlıksız olaylara karşı, daha çabuk reaksiyon göstermesi gerekiyordu. Maalesef bunun üstüne 3 sezon boyunca elenip, 10 maç üst üste yenilmesi de eklenince aslında Dwane Casey’e olan güven bitmiş oldu. Çünkü Doğu’da onları durdurabilecek tek takım Cavaliers iken, 3 sezonda Cleveland’a karşı bir şeyler öğrenip, onları en azından yavaşlatıcı bir kaç şey geliştirmeniz gerekiyordu.
 

Haksız oldukları konu ise oyuncuların da bu seride tel tel döküldükleri gerçeği. En başından başlamak gerekirse eğer, bir takım bir oyuncuya takımın en iyi 3. kontratını veriyorsa (bu sene 21.6 sonraki sene 23.2 milyon dolar) bu oyuncudan sağlam bir katkı almanız gerekiyor, 8.4 sayı ve 4.3 ribaund ortalaması değil. Ayrıca DeMar DeRozan’ın playoff zamanında sorumluluğu üstüne alıp, takımını taşıması ve bunun için de şutunu geliştirmesi gerekiyor. Yıldız oyuncular şut kaçırsalar bile denemeye devam ederler çünkü özgüvenleri vardır. DeRozan’ın son 2 maçta üçlük bile denememesi şutuna olan özgüvenini kaybettiğini gösteriyor. Eğer takımın yıldız oyuncusuysanız sorumluluğu ele alıp şut atmalısınız aksi takdirde, yıldız olup olmadığınız sorgulanmaya başlar.
 

Haksız oldukları diğer konu ise dünyanın en iyi basketbol oyuncusu LeBron James’in takımına elendiler. Yakın zamanda “Gelmiş Geçmiş en iyi oyuncu mu?” diye tartışılan, bu sezon bırakın durdurmayı, yavaşlatan takım bile çıkmayan bir oyuncuya karşı sizin elinizden bir şey gelmeyebilir. İstatistiklerin yanı sıra durdurulamaz bir şekilde attığı fadeaway şutlar takımına yarattığı ve yaptığı asistler… hani derler ya anlatılmaz yaşanır diye işte bu sezon playoff’ta LeBron James tam olarak böyle. Bence her ne kadar Cavs bundan 6 ay önce yeni kurulan bir takım olsa da ortada bir LeBron James gerçeği var. Onun olduğu hiç bir seride kesin konuşamazsınız.
 

İKİ TAKIMI DA NE BEKLİYOR ?


 

Cleveland açısından en zor sınav şimdi karşılarına çıktı ve Celtics’i geçip final’e gitmek isteyeceklerdir. LeBron James her zamanki gibi takımını yine taşıyacaktır ama asıl önemli konu diğer Cavaliers’lı oyuncuların seriye ne kadar etki edeceği. Onların oyuna katkısı gittikçe daha da önem kazanıyor, playoff’un ilerleyen maçlarında. Bence elenme olasılıkları yüksek ama LeBron James’e sahip oldukları için kesin konuşamıyorum.
 

Raptors açısından büyük hareketlilik olacağı sinyalleri belli oldu. Yeni koç arayışındalar ve bence oyuncu rotasyonunda da değişime gidebilirler. En azından Serge Ibaka’dan kurtulabile imkanları varsa kurtulmaları lazım ama çok zor görünüyor. Onları çok önemli bir yaz dönemi bekliyor. Genç kadroyu kesinlikle korumları ve bu oyuncular üstüne kurmaları lazım takımı. Şu an itibari koç değişimi ile kadroyu koruyacaklarını imajını verdiler ama bu seriden sonra oyuncuların ciddi dersler çıkarması gerekiyor özellikle DeMar DeRozan’ın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*